Kahramanmaraş’ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan tarihinde gerçekleştirilen menfur silahlı saldırı, Türkiye’yi yasa boğmaya devam ediyor. Saldırının hemen ardından ağır yaralı olarak özel bir hastanenin yoğun bakım ünitesine kaldırılan öğrenci, tam 18 gün süren zorlu yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Bu acı gelişmeyle birlikte söz konusu okul saldırısında hayatını kaybedenlerin toplam sayısı maalesef 10’a yükselmiş oldu. Vefat eden öğrencinin cenazesinin, bugün öğle namazını müteakip Abdülhamid Han Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı.

Olayın geçmişine bakıldığında, 15 Nisan günü okulda yaşanan dehşet verici anların büyük bir yıkıma yol açtığı görülmektedir. Silahlı şahsın düzenlediği saldırı neticesinde olay yerinde ve sonrasında hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen 1 öğretmen ile 8 öğrenci hayatını kaybetmişti. Saldırı sırasında yaralanan diğer 13 kişinin tedavileri ise farklı hastanelerde devam ederken, 18 gündür yaşam savaşı veren öğrencinin vefatı bölgedeki acıyı bir kat daha artırdı. Yetkililer, saldırı anının detaylarını ve olayın gerçekleşme biçimini çok yönlü bir şekilde soruşturmaya devam ediyor.

Yaşanan bu trajik olay, eğitim kurumlarının güvenliği konusunu Türkiye’nin ana gündem maddelerinden biri haline getirdi. Geçmiş yıllarda da benzer üzücü vakalarla karşılaşılsa da, bir ortaokulda bu denli büyük bir can kaybının yaşanması toplum vicdanında derin yaralar açtı. Okul güvenliği protokollerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği gerçeği, bu olayla birlikte çok daha acı bir şekilde yüzümüze çarptı. Toplumun her kesimi, çocuklarımızın güvenli bir eğitim ortamında bulunması gerektiği konusunda hemfikir olurken, benzer acıların bir daha yaşanmaması için radikal önlemlerin alınması çağrıları yükseliyor.

Saldırı sonrasında bölgedeki eğitim faaliyetlerinin aksamaması adına hızlı bir idari süreç işletildi ve önemli kararlar alındı. Ayser Çalık Ortaokulu’nda eğitime ara verilmesi kararlaştırılırken, öğrencilerin ve öğretmenlerin mağduriyet yaşamaması için Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu’na nakledilmeleri sağlandı. Okul öncesi dönemdeki minik öğrencilerin ise Şirinler Anaokulu’nda eğitimlerine devam etmeleri hususunda gerekli tüm planlamalar yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, öğrencilerin psikolojik destek süreçlerinin de yakından takip edildiğini ve travmanın atlatılması için uzman desteği sağlandığını vurguladı.

Psikologlar ve çocuk gelişimi uzmanları, okul ortamında yaşanan bu tür şiddet olaylarının sadece doğrudan mağdurları değil, tüm öğrenci grubunu derinden etkilediğini belirtiyor. Uzman görüşlerine göre, çocukların güvenlik algısının zedelenmemesi için ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi büyük önem taşıyor. Benzer saldırıların toplumsal travmalara yol açtığı ve bu sürecin yıllar süren bir iyileşme gerektirdiği de uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor. Eğitim kurumlarının sadece akademik bilgi verilen yerler değil, aynı zamanda çocukların kendilerini her an güvende hissetmeleri gereken birer sığınak olması gerektiği gerçeği bir kez daha vurgulanıyor.

Kahramanmaraş halkı ve tüm Türkiye, kaybettiğimiz gencecik fidanların ardından büyük bir yas içerisindedir. Hayatını kaybeden öğrencimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz; yaralılarımıza ise acil şifalar temenni ediyoruz. Toplum olarak bu zor günleri birlik ve beraberlik içerisinde aşmak, çocuklarımızın yarınlarına güvenle bakabilmesi için el birliğiyle çalışmak zorundayız. Okulların güvenliğinin artırılması noktasında atılacak her adımı dikkatle takip etmeli ve bu tür şiddet olaylarına karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket etmeliyiz.