Iğdır’ın Hakmehmet ve Ağaver köyleri arasında dün yaşanan trajik olayda, yaylaya doğru ilerleyen Çetin Naral'a ait yaklaşık 4 bin küçükbaş hayvandan oluşan sürü, bölgedeki 200 arı kovanının bulunduğu alandan geçerken büyük bir felaketle karşı karşıya kaldı. Arıların aniden saldırıya geçmesiyle büyük bir panik yaşayan hayvanlar, sürü psikolojisiyle sağa sola kaçışmaya başlayınca kontrol edilemez bir karmaşa meydana geldi. Bu kargaşa esnasında bölgedeki sulama kanalının altındaki boşluğa doluşan koyun ve kuzular, birbirlerini ezerek ve boğularak feci şekilde can verdiler. İlk belirlemelere göre olay yerinde 400 küçükbaş hayvanın telef olduğu tespit edilirken, arı saldırıları sırasında bölgede bulunan 5 kişi de çeşitli yerlerinden yaralanarak Iğdır Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı ve tedavi altına alındı.

Olayın meydana geldiği bölgeye hızla intikal eden jandarma ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak başka bir olumsuzluğun yaşanmaması için bölgeyi kordon altına aldı. Sürünün yaylaya doğru normal rotasında ilerlediği ancak arı kovanlarının bulunduğu alana girilmesiyle durumun kontrolden çıktığı ifade ediliyor. Hayvanların korku dolu anlarında birbirlerini çiğneyerek ilerlemeye çalışması, zararın boyutunu ciddi oranda artırdı. Yaralanan vatandaşların hastanedeki tedavileri devam ederken, bölgedeki diğer sürü sahipleri için de uyarılar yapıldı. Olayın gerçekleştiği yerin oldukça engebeli olması, kurtarma çalışmalarını ve hayvanların tahliyesini zorlaştıran bir etken olarak öne çıkıyor.

Bu tür hayvancılık kazaları, bölgedeki göçebe hayvancılık faaliyetlerinin ne denli riskli olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Geçmiş yıllarda da benzer şekilde arı saldırıları veya yabani hayvan baskınları sonucu sürülerin zarar gördüğü vakalar kaydedilmiş olsa da, bu kadar yüksek miktarda hayvanın tek bir olayda telef olması bölge halkını derin bir üzüntüye boğdu. Arıcılık faaliyetlerinin yapıldığı alanlarla meraların iç içe geçmesi, hayvan sürülerinin rotaları üzerinde zaman zaman ciddi çatışmalara neden olabiliyor. Yerel otoriteler, hayvan sahiplerinin rotalarını belirlerken arı kovanı gibi hassas bölgelere karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatıyor. Tarımsal üretimin güvenliği açısından bu tür olayların önlenmesi adına yerel yönetimlerin daha sıkı planlamalar yapması gerektiği sık sık dile getiriliyor.

Olayın görgü tanıklarından biri olan İsmail Naral, yaşananları büyük bir çaresizlikle anlatarak, sürünün dağa doğru ilerlediğini ancak arı kovanlarının arasına girmesiyle birlikte hayvanların dolu vurmuş gibi birbirine çarptığını belirtti. Naral, "Böyle bir felaketin yaşanacağını önceden tahmin edemedik, sadece yoldan geçiyorduk. Hayvanlar ezilme ve boğulma sonucu hayatlarını kaybetti, arı sokmasından ziyade panik halindeki kaçışma bu acı tabloyu ortaya çıkardı" ifadelerini kullanarak yaşadıkları şoku dile getirdi. Olayın ardından bölgedeki hayvan sahipleri büyük bir maddi kayıpla karşı karşıya kalırken, geçim kaynaklarının bir kısmını kaybeden aileler devletten destek bekliyor. Yaralanan vatandaşların sağlık durumlarının ise stabil olduğu ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.

Ziraat mühendisleri ve veterinerler, arıların bu denli agresif tepki vermesinin genellikle kovanların yakınındaki ani titreşimler veya seslerden kaynaklandığını belirtiyor. Uzmanlar, binlerce hayvanın aynı anda bölgeye girmesinin arılarda savunma içgüdüsünü tetiklediğini ve bu durumun zincirleme bir reaksiyona yol açtığını vurguluyor. Hayvan sürülerinin geçiş güzergahları üzerinde arı kovanı gibi riskli noktaların belirlenmesi ve bu kovanların etrafının çitlerle çevrilmesi, benzeri faciaların yaşanmaması için hayati önem taşıyor. Ayrıca, sürü sahiplerinin bu tür bölgelerden geçerken daha küçük gruplar halinde ilerlemesi veya kovanların bulunduğu bölgelerden uzak duracak şekilde rotalarını revize etmeleri uzmanların en çok üzerinde durduğu öneriler arasında yer alıyor.

Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ve jandarma ekipleri, yarın olay yerinde kapsamlı bir inceleme yaparak zararın kesin boyutlarını raporlayacak. Bu inceleme sonucunda telef olan hayvanların sigorta kapsamındaki durumu netleşecek ve mağdur olan üreticilere yönelik atılabilecek adımlar belirlenecek. Bölgedeki tüm çiftçiler, benzer trajedilerin yaşanmaması adına daha dikkatli olmaya çağrılırken, arıcılık yapan vatandaşların da kovan yerlerini belirlerken geçiş güzergahlarını göz önünde bulundurmaları tavsiye ediliyor. Yaşanan bu olay, tarım ve hayvancılık sektöründeki risk yönetimi konusunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Okuyucularımıza, bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmelerini ve benzer risklere karşı her zaman tetikte olmalarını tavsiye ediyoruz.