Hatay'ın Reyhanlı ilçesine bağlı Cüdeyde Mahallesi'nde 28 Nisan tarihinde meydana gelen olay, bölge sakinlerini ve kamuoyunu derinden sarstı. Markete gitmek üzere evinden ayrılan İ.B. ve 13 yaşındaki kardeşi E.E.B., sokak ortasında sahipsiz köpeklerin saldırısına uğrayarak büyük bir dehşet yaşadı. Köpeklerin ani ve agresif saldırısı karşısında büyük bir korku yaşayan kız kardeşler, kendilerini kurtarmak için hızla kaçmaya başladılar. Yaşanan bu vahim olay sonucunda İ.B. isimli çocuk, köpeklerden kaçarken yokuş aşağı yuvarlanarak ayağından ve kolundan ciddi şekilde yaralandı, olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.
Olayın gelişimini anlatan İ.B., yaşadığı korku dolu anları tüm detaylarıyla basın mensuplarıyla paylaştı. Kardeşinin hayvanlarla mücadele ettiğini gördüğünde onu kurtarmak için geri döndüğünü belirten İ.B., bu hamlesinin ardından köpeklerin odağının tamamen kendisine yöneldiğini ifade etti. Yaklaşık 5-6 köpeğin kendisini kovalamaya başlamasıyla birlikte dengesini kaybeden çocuk, yokuş aşağı yuvarlanarak yere düştüğünü ve bu esnada hayvanlardan birinin üzerine çıktığını anlattı. Kendi imkanlarıyla ve çevredeki duyarlı vatandaşların müdahalesiyle köpeklerden kurtulan İ.B., yaşadığı travmanın etkilerini halen üzerinden atamadığını belirtti.
Türkiye genelinde son dönemde artış gösteren sahipsiz köpek saldırıları, toplumun güvenlik algısını ciddi şekilde etkileyen önemli bir sorun haline geldi. Özellikle çocukların ve yaşlıların sokaklarda yürürken yaşadığı bu tür korku verici olaylar, yerel yönetimlerin ve merkezi otoritelerin konuya dair daha somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Geçmişte yaşanan benzer vakalar, sokak hayvanlarının rehabilitasyonu ve barınak kapasitelerinin artırılması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirirken, vatandaşların güvenli bir şekilde dışarı çıkabilme hakkı temel bir beklenti olarak öne çıkıyor. Bu olay, sadece münferit bir saldırı olarak değil, aynı zamanda toplumun huzurunu bozan kronik bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor.
İ.B., yaşadığı acı verici olayın ardından yaptığı açıklamada, hiçbir şekilde hayvan düşmanı olmadıklarını ancak sokakların güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. "Hayvanların sokaklarda başıboş bir şekilde, kontrolsüzce dolaşmasını istemiyoruz" diyen çocuk, yetkililerin sokak hayvanlarına daha profesyonel yöntemlerle sahip çıkması gerektiğini dile getirdi. Kardeşini koruma içgüdüsüyle hareket ederken kendisinin yaralanması, çocukların sokaktaki risklere karşı ne kadar savunmasız kaldığını bir kez daha kanıtladı. Aileler, çocuklarının okula giderken veya bakkala uğrarken yaşadığı bu korkunun bir an önce sona ermesi için acil çözüm beklediklerini ifade ediyor.
Uzmanlar, sokak hayvanlarının saldırganlaşmasının temelinde genellikle açlık, bölge koruma içgüdüsü veya travmatik geçmişlerin yattığını belirtmektedir. Ancak uzman görüşleri ne olursa olsun, bir çocuğun yaralanması ve travma yaşaması kabul edilemez bir durum olarak değerlendiriliyor. Sokak hayvanları için oluşturulan yaşam alanlarının standartlara uygun olmaması ve kısırlaştırma çalışmalarındaki yetersizlikler, bu tür saldırıların ana nedenleri arasında gösterilmektedir. Kamuoyu, hayvan hakları ile insan güvenliği arasında hassas bir dengenin kurulması gerektiğini savunurken, bilimsel ve insani çözümlerin hızla hayata geçirilmesi gerektiği konusunda hemfikir görünüyor.
Sonuç olarak, Hatay’daki bu olay bir kez daha sokak güvenliği meselesinin ne kadar acil bir gündem maddesi olduğunu ispatlamış oldu. Yetkililerin, özellikle çocukların yoğun olarak kullandığı güzergahlarda daha sıkı denetimler yapması ve sahipsiz hayvanları daha güvenli ortamlara taşıması bekleniyor. Okurlarımıza ve vatandaşlarımıza, sokaklarda daha dikkatli olmalarını ve benzeri bir durumla karşılaştıklarında doğrudan ilgili yerel birimlere ihbarda bulunmalarını öneriyoruz. Sokaklarımızın herkes için güvenli olduğu, çocuklarımızın korkusuzca dışarı çıkabildiği bir çevre yaratmak için toplumsal farkındalığın artması ve çözüm odaklı politikaların kararlılıkla uygulanması şarttır.