Türk voleybolunun iki dev ismi, Kadınlar CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi finalinde İstanbul Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda karşı karşıya geldi. Büyük bir heyecana sahne olan dev finalde VakıfBank, rakibi Eczacıbaşı Dynavit’i 25-20, 25-21, 21-25 ve 25-18’lik set sonuçlarıyla 3-1 mağlup etmeyi başardı. Bu muazzam zaferle birlikte VakıfBank, Avrupa’nın kulüpler düzeyindeki en prestijli kupasını yedinci kez müzesine götürmenin gururunu yaşadı. 3 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen bu tarihi karşılaşma, Türk kadın voleybolunun dünya sahnesindeki mutlak hakimiyetini bir kez daha tescilleyen bir başarı hikayesi olarak kayıtlara geçti.
Final mücadelesi başından sonuna kadar yüksek bir tempoda oynanırken, VakıfBanklı oyuncuların saha içindeki taktik disiplini göz doldurdu. Rakibi Eczacıbaşı karşısında maçın genelinde üstün bir oyun sergileyen sarı-siyahlı ekip, kritik anlarda yaptığı etkili servisler ve bloklarla fark yarattı. Özellikle üçüncü sette yaşanan kısa süreli duraksamaya rağmen, dördüncü sette kontrolü tamamen eline alan VakıfBank, salonu dolduran binlerce taraftarın desteğiyle şampiyonluğa uzandı. Namağlup bir şekilde kupaya ulaşan ekip, sezon boyunca gösterdiği istikrarlı performansın meyvelerini en görkemli şekilde toplamış oldu.
VakıfBank’ın kazandığı bu şampiyonluk, kulüp tarihinin en önemli başarılarından biri olarak kabul ediliyor. Daha önce 2011, 2013, 2017, 2018, 2022 ve 2023 yıllarında bu kupayı kaldıran VakıfBank, 10. kez yer aldığı finalde 7. kez mutlu sona ulaşarak Avrupa voleybolunda kırılması güç bir rekora imza attı. Türk takımlarının CEV Şampiyonlar Ligi’ndeki toplam şampiyonluk sayısı bu sonuçla 9’a yükselirken, Türkiye’nin kulüpler düzeyindeki uluslararası kupa sayısı ise toplamda 27’ye ulaştı. Bu başarı, Türkiye’nin voleybolda sadece bir oyuncu havuzu değil, aynı zamanda Avrupa’nın en güçlü ekolü olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Karşılaşma sonrasında her iki kulübün yetkilileri ve teknik ekipleri, Türk voleybolunun geldiği noktadan duydukları gururu dile getirdiler. Fenerbahçe Kulübü’nden üst düzey katılımın olduğu müsabakada, spor camiasının önde gelen isimleri bu tarihi rekabeti yerinde takip etti. Eczacıbaşı Dynavit cephesi, finalde kaybedilen bu kupa için üzüntülerini ifade ederken, VakıfBank yönetimi ise yıllardır süregelen sistemli çalışma ve disiplinin bu şampiyonluğu getirdiğini vurguladı. Oyuncuların maç sonundaki sevinçleri, kazanılan bu kupanın sadece bir madalya değil, aynı zamanda verilen büyük emeklerin bir nişanesi olduğunu gösterdi.
Spor otoriteleri, bu finalin Türk voleybolunun marka değerini zirveye taşıdığı konusunda hemfikir görünüyor. VakıfBank’ın 13. uluslararası kupasını kazanması, kulübün dünya çapındaki başarısının tesadüf olmadığını ve sürdürülebilir bir başarı modeline sahip olduğunu kanıtlıyor. Eczacıbaşı’nın finaldeki mağlubiyetine rağmen sergilediği dirençli oyun, iki Türk takımının Avrupa’daki rekabetinin ne kadar üst seviyede olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, Türkiye’nin voleybol altyapısına yaptığı yatırımların karşılığını fazlasıyla aldığını ve önümüzdeki yıllarda da Türk takımlarının Avrupa kupalarında en büyük favori olmaya devam edeceğini öngörüyor.
VakıfBank’ın bu zaferi, voleybolseverler arasında büyük bir coşkuyla karşılanırken, kutlamalar İstanbul’un dört bir yanına yayıldı. Sarı-siyahlı ekip, kazandığı 7. şampiyonlukla birlikte Avrupa’nın en büyüğü unvanını korurken, gelecek sezon için de çıtayı oldukça yükseltti. Türkiye’nin uluslararası alandaki en başarılı takımı olma unvanını pekiştiren VakıfBank, taraftarlarını bir kez daha gururlandırdı. Türk voleybolunun bu altın çağını doyasıya kutlayan spor tutkunları, şimdiden önümüzdeki sezonun hazırlıklarını ve yeni başarı hikayelerini merakla beklemeye başladı. Bu tarihi başarıyı daha yakından takip etmek ve güncel voleybol gelişmelerinden haberdar olmak için spor sayfalarımızı takip etmeye devam edin.