Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Litvanya Ekonomi ve İnovasyon Bakanı Edvinas Griksas, İstanbul’da düzenlenen Türkiye-Litvanya 2. Dönem Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) toplantısında bir araya gelerek tarihi bir protokole imza attılar. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen bu önemli tören, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri bir üst seviyeye taşımak adına atılan stratejik bir adım olarak kayıtlara geçti. Bakan Bolat, toplantının ardından yaptığı açıklamada, mevcut ekonomik ortaklığı güçlendirmek adına yeşil teknolojilerden savunma sanayiine kadar pek çok farklı sektörde kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti. İmzalanan protokol, sadece bugünkü ticari hacmi artırmayı değil, aynı zamanda gelecek yıllarda iki ülke arasındaki iş birliğini daha da derinleştirecek bir yol haritası niteliği taşıyor.

Toplantı esnasında gerçekleştirilen ikili görüşmelerde, ticari ilişkilerin önündeki engellerin kaldırılması ve yeni iş birliği alanlarının keşfedilmesi konusu masaya yatırıldı. Bakan Bolat, özellikle müteahhitlik hizmetleri, bilgi ve iletişim teknolojileri, yenilenebilir enerji ve turizm gibi stratejik alanlarda somut hedefler belirlediklerini vurguladı. Litvanya tarafı ile yürütülen bu diyalog, Avrupa Birliği çerçevesindeki iş birliklerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Görüşmelerde, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve dijital ekonomi gibi çağın gereklerine uygun konuların yanı sıra, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi gibi sürdürülebilirlik odaklı başlıklar da detaylıca ele alındı. Taraflar, bu protokolün ticari ilişkilerde somut ve kalıcı ilerlemelerin önünü açacağına dair ortak bir inanç taşıdıklarını ifade ettiler.

Türkiye ve Litvanya arasındaki ekonomik ilişkilerin geçmişi, son yıllarda istikrarlı bir ivme yakalamış ve karşılıklı güvene dayalı bir yapıya bürünmüştür. Özellikle JETCO mekanizması, iki ülke arasındaki ticari engelleri aşmak ve yatırımcıları teşvik etmek adına kurulan en etkili platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Geçmiş dönemlerde atılan adımlar, bugün imzalanan 2. Dönem Protokolü için sağlam bir temel oluştururken, taraflar arasındaki diplomatik bağların ekonomik ilişkilere yansıması da dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Litvanya’nın önümüzdeki yılın başında üstleneceği AB Konseyi Dönem Başkanlığı, bu iş birliğinin Türkiye-AB ilişkileri açısından da yeni bir fırsat penceresi sunduğunu kanıtlıyor. Tarihsel süreç incelendiğinde, bu tür platformların iki ülke arasındaki ticaret hacmini doğrudan yukarı çektiği gözlemlenmektedir.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, imza törenindeki konuşmasında Litvanya ile olan ticaret hacmini büyütme kararlılığını net bir dille ifade etti. 2025 yılı verilerine göre 1,1 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 1,5 milyar dolara çıkarılmasının temel hedefleri olduğunu dile getirdi. Bakan Bolat, bu hedefe ulaşmak için hem kamu hem de özel sektör temsilcilerinin yoğun bir çalışma temposuna gireceğini belirterek yatırımcıları teşvik etmeye devam edeceklerini vurguladı. Litvanya Ekonomi ve İnovasyon Bakanı Edvinas Griksas da Türkiye ile olan iş birliğinin sadece ikili düzeyde değil, bölgesel kalkınma açısından da büyük bir öneme sahip olduğunu belirterek, atılan imzaların her iki ülkenin sanayi hızlandırma yasalarıyla uyumlu olduğunu ifade etti.

Ekonomistler ve dış ticaret uzmanları, Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleriyle geliştirdiği bu tür bölgesel ortaklıkların, küresel tedarik zincirindeki yerini güçlendirdiğini savunuyor. Özellikle yeşil teknoloji ve dijital dönüşüm alanlarındaki ortaklıkların, Türkiye’nin Avrupa pazarlarına entegrasyonunu hızlandıracağı ve rekabet gücünü artıracağı öngörülüyor. Uzmanlar, Litvanya gibi teknoloji odaklı büyüme kaydeden ülkelerle kurulan JETCO benzeri mekanizmaların, Türk yatırımcılar için yeni pazar imkanları yaratırken, teknoloji transferini de kolaylaştırdığına dikkat çekiyor. Karşılaştırmalı analizler, bu tür protokollerin uzun vadede doğrudan yabancı yatırımları çekmek için en etkili araçlardan biri olduğunu ve ekonomik istikrarı desteklediğini ortaya koyuyor. Özellikle savunma sanayii ve yüksek teknoloji üretimi gibi katma değerli alanlarda yapılan vurgular, Türkiye’nin ihracat vizyonuyla tam bir uyum içerisinde ilerliyor.

Sonuç olarak, imzalanan bu protokol, Türkiye ve Litvanya arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcını müjdeliyor. Taraflar, belirlenen 1,5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için kararlılıkla hareket edeceklerini belirtirken, okuyucuların ve yatırımcıların bu süreçteki gelişmeleri yakından takip etmesi büyük önem arz ediyor. Önümüzdeki süreçte, her iki ülkeden ticaret heyetlerinin sıklaşacak olan ziyaretleri ve ortak proje geliştirme süreçleri, bölgesel refahın artmasına doğrudan katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin stratejik sektörlerdeki büyüme hedefi, Litvanya ile kurulan bu güçlü köprü ile desteklenirken, iş dünyasının bu fırsatları değerlendirmesi beklenmektedir. Ekonomik alandaki bu olumlu gelişmelerin, önümüzdeki günlerde farklı sektörlere nasıl yansıyacağını hep birlikte gözlemlemeye devam edeceğiz.