İstanbul Valisi Davut Gül, şehir genelinde sahipsiz hayvanların toplanmasıyla ilgili yürüttükleri çalışmalara dair çok kritik açıklamalarda bulundu. İstanbul’daki sokak hayvanlarının yüzde 46’sının halihazırda barınaklara yerleştirildiğini belirten Vali Gül, geri kalan tüm hayvanların da en kısa sürede toplanacağını vurguladı. Belediye başkanlarına yönelik sert uyarılarda bulunan Gül, bu görevin yerel yönetimlerin asli sorumluluğu olduğunu ifade ederek ihmale asla müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. İstanbul'un tüm ilçelerinde sokaklarda tek bir başıboş köpek kalmayana kadar çalışmaların kararlılıkla devam edeceği net bir dille kamuoyuna duyuruldu.
Vali Davut Gül'ün açıklamalarına göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde hareket ederek sahipsiz hayvanları toplama sürecini hızlandırıyor. Toplanan hayvanların rehabilitasyon süreçleri, kısırlaştırma işlemleri ve barınma koşulları ise ilgili yasalar çerçevesinde titizlikle yönetiliyor. Belediye ekiplerine verilen talimatlar kapsamında, sokaklardaki hayvanların toplanması sırasında hayvan refahının gözetilmesi ve sürecin kanuni çerçevede ilerlemesi gerektiği hatırlatılıyor. İstanbul'un yoğun nüfuslu mahallelerinden kenar semtlerine kadar tüm alanlarda tarama faaliyetleri sürerken, vatandaşların güvenli bir şekilde sokakları kullanabilmesi temel hedef olarak belirlenmiş durumda.
Sokak hayvanları konusu, Türkiye'de uzun süredir tartışılan toplumsal bir mesele olma özelliğini koruyor. Özellikle çocukların ve vatandaşların sokaklarda güvenle yürüyebilmesi ile hayvan haklarının korunması arasındaki denge, hem hukuki hem de etik açıdan büyük önem arz ediyor. Geçtiğimiz dönemlerde sahipsiz köpeklerin karıştığı çeşitli üzücü olaylar, kamuoyunda "sokaklarda hayvan kalmamalı" yönündeki talepleri ciddi ölçüde artırmıştı. Hükümetin yasada yaptığı son değişiklikler ile belediyelere bu konuda daha fazla sorumluluk yüklenmiş olması, süreci hızlandıran en önemli yasal arka planı oluşturuyor. Geçmiş yıllarda yaşanan başıboşluk, bugün devletin tüm kurumlarıyla sahaya inerek kesin çözümler üretmeye çalıştığı bir döneme evrildi.
Konuyla ilgili görüşlerini bildiren yerel yönetim temsilcileri, Vali Gül'ün talimatlarının ardından barınak kapasitelerini artırmak için hızlı bir çalışma içerisine girdiklerini belirtti. Hayvan hakları savunucuları ise toplanan hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve öldürme odaklı değil, yaşatma odaklı çözümler üretilmesi konusunda hükümete ve belediyelere çağrıda bulunuyor. Vatandaşların bir kısmı sokakların güvenliği için bu hamleyi desteklerken, bir kesim ise sokak hayvanlarının yaşam alanlarının ellerinden alınmaması gerektiğini savunuyor. Belediye başkanları ise hem vatandaşın huzurunu hem de hayvanların güvenliğini aynı anda sağlamak adına yeni tesisler kurmanın ve mevcut barınakları modernize etmenin yollarını arıyor.
Veteriner hekimler ve hayvan davranış uzmanları, sahipsiz hayvanların sokaklarda yaşaması yerine kontrollü ortamlarda rehabilite edilmesinin uzun vadede daha doğru bir yaklaşım olduğunu savunuyor. Uzmanlar, hayvanların saldırganlık eğilimlerinin genellikle açlık, hastalık veya bölge koruma içgüdüsünden kaynaklandığını, ancak şehir yaşamının bu durumları tehlikeli boyutlara taşıyabildiğini belirtiyor. Karşılaştırmalı analizler yapıldığında, Avrupa'nın birçok gelişmiş ülkesinde sokaklarda başıboş hayvan bulundurma uygulamasının neredeyse hiç olmadığı ve tüm hayvanların kayıt altına alınarak sahiplendirme veya yaşam merkezlerinde bakılma prensibiyle hareket edildiği görülüyor. İstanbul'un bu modeli uygulamasıyla birlikte, sokak hayvanı popülasyonunun yönetilebilir seviyelere çekilmesi hedefleniyor.
İstanbul Valiliği'nin bu kararlı tutumu, önümüzdeki günlerde sokaklardaki sahipsiz hayvan sayısının hızla azalacağını işaret ediyor. Vatandaşların, sahipsiz hayvanlarla ilgili gördükleri olumsuzlukları belediyelerin çözüm merkezlerine veya valiliğe bildirmeleri, sürecin daha hızlı ilerlemesine katkı sağlayacaktır. İstanbul'un daha güvenli ve huzurlu bir şehir haline gelmesi adına atılan bu adımlar, sadece bugün için değil, gelecek kuşaklar için de örnek teşkil edecek bir uygulama olarak görülüyor. Sizler de yaşadığınız bölgelerdeki sahipsiz hayvanlar ile ilgili gözlemlerinizi ve düşüncelerinizi ilgili belediyelerin sosyal medya kanalları veya resmi dilekçe yolları üzerinden paylaşarak sürece destek verebilirsiniz.